|
Sesin Doğası
Titreşen bir nesnenin başlattığı titreşim dizisine ses denir.
Bu ses tellerimiz olacağı gibi bir gitarın telinin titreşmesiyle de oluşabilir.
Vibrasyon yapan herhangi bir ses kaynağı aşağıdaki kriterlere göre karakterize
edilibilir.
1. Hareket simetrik olarak bir denge
pozisyonu etrafında gelişir.Şöyleki sarkık denge pozisyonunda dümdüz hareketsiz
şekilde durur.Bu dengedir. Eğer sarkıka herhangi bir darbe yapılırsa sağa ve
sola salınıma başlar.Bir başka değişle sarkık denge pozisyonundan negatif ve
pozitif yönde hareket eder.
2. Eğer elimizde eşit uzunlukta iki sarkığı farklı mesafelerde çekik bıraksak
bile denge noktasından aynı anda geçerler.
maksimum pozitif veya negatif pozisyonundan salınım yaparken uç
noktalarda hızı yavaşlar hatta diğer yönde salınım yapmak için durur.
Dalga Karakteristikleri
Sinüs Dalgası:
Ses dalgalarının ve ses kaynaklarını grafik olarak çizdirmek istersek, şöyleki
sarkıkın ucunu mürekkepe daldırıp , salınım yaparken sarkıtın salınım yönüne
dik şekilde altından kayan bir kağıt geçirirsek şu şekilde bir dalga oluşur.
Kağıdı yatay çeviririp şeklin ortasından düz bir çizgi çekersek şu şekilde bir
dalga oluşur.
Bu dalgaya trigonometrik bir fonksiyon olan sinus dalgası denir.Yatay çizgi
zamanı gösterirken dikey çizgi sarkıkın pozitif ve negatif yöndeki salınımını
gösterir.
Frekans:
Devir bir dalganın kendini tekrarlamadan önceki tüm hareketine denir.Saniyedeki
devir sayısı ise Hertz (Hz) olarak ifade edilir. Hertz bir ses kaynağının bir
saniye içinde ne kadar sıklıkla titreşeceğinin ölçüsüdür. Seste ise frekans
deyince pitch ( perde) anlaşılır. Pitch sesin göreceli olarak yüksekliği ve
alçaklığıdır. Frekans artıkça ( yani saniyedeki devir sayısı artıkça) daha
yüksek pitch duyarız
Genlik:
Genlik dalganın denge noktasından uzaklağını gösterir.Mesela iki tane aynı
frekanstaki genlikleri farklı dalgaları ele alalım. Dalga A nın genliği Dalga
B den daha fazladır. Ses te genlik yoğunluğu veya sesin yükseklik derecesini
ifade eder.
Faz:
İki dalga aynı anda oluştuğunda birbirini etkileyerek yeni bir dalga oluştururlar.
Faz bir dalganın diğer dalga üzerine etkisi olarak söylenebilinir. Aynı anda
yaratılmış aynı frekanslı ve aynı genlikli iki dalga birleşince , daha büyük
genlikli aynı frekansta bir dalga oluştururlar.Yeni genlik her iki dalganın
genlikleri toplamı olur.Bu iki dalga için aynı fazda denir.Sonuç kendisinden
daha yüksek sesli bir dalga olur.
Eğer aynı genlikli ve frekanstaki iki dalgadan biri bir yönde ( pozitif ) diğeri
zıt yönde (negatif) hareket ederse bu iki dalga birbirlerini yok ederler ve ses
oluşmaz.
Şöyleki farklı frekans ve genlikteki iki dalgadan daha kompleks ve yeni dalgalar
oluşur.Aşağıda örnekler verilmiştir.
Harmonikler :
Kompleks bir ton iki veya daha fazla farklı frekans, genlik ve faz daki dalgalar
ile karakterize edilebilir. Bir dalganın tam katı frekensındaki dalgalara o dalganın
harmoniği denir. Piano sesi ile viyolin sesi birbirinden ayırt edilebilir çünkü bu
aletler tarafından yaratılan harmonikler birbirinden farklıdır.
Mesela piyano üzerinde A440 tonu çalındığımda piayanonun teli 440 Hz de titreşir bu
da temel harmoniktir. Diğer titreşimler piyanonun yapısından kaynaklanır. Çalınan
diğer notalar temel harmoniğin iki, üç, dört .. vb katıdır. Şöyleki 440 Hz lik bir
pitch frekansını duyduğumuzda bile diğer harmonikler 880 Hz , 1320 Hz deki
frekanslar piyanonun genel tonunu etkiler. Şöyleki harmoniklerin sayısı ve herbirinin
temel harmoniğe etkisi her enstrumana öz bir ses yaratır. Bu enstrumanın ses kalitesini
belirler .
Sesin Duyulması :
Sesin duyulması ve hissedilmesi fiziksel ve pisikolojik etkenlerin sonucu oluşur.
Kulaklarımız kompleks dalgaları alır ve beynimiz bunları çözer. Pisikolojik etkiler
ise sesin iyi veya kötü oalrak düşünülmesidirç
İnsan Sesinin Özellikleri
İnsanın akciğerinden dışarı çıkartılan havanın, gırtlak yapısı ve ağız hareketleriyle
basıncının değiştirilmesi yardımıyla insan sesi oluşur. İnsan vücudundan çıkan havanın
basıncını kontrol edebilir. Bu sayede sesini azaltıp çoğaltırken bazı ses frekanslarını
kullanarak konuşabilir, şarkı söyleyebilir, bağırabilir, fısıldayabilir.
İnsanların bu yapısı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Şişman bir insan ile zayıf bir
insan arasında ses frekans farkı vardır. Erkek ve kadınlar arasında da fark bulunur.
Bas sesin frekansı düşük, tiz seslerin ise frekansı yüksektir.
Ses Türü Temel Frekans ( Hz ) Maksimum Harmoniği ( Hz )
Minimum Maksimum
Bas Ses 87 340
Bariton Ses 90 400
Tenor Ses 125 500
Alto Ses 130 700
Soprano Ses 225 1100
Kadın Konuşma Sesi 150 10000
Erkek Konuşma Sesi 100 8500
Alkışlama 100 20000
Frekans ve Pitch :
Frekans ve pitch birbiriyle yakından ilişkilidir.Pitch müziğin en belirgin pisikolojik
özelliklerindendir, frekans ise fiziksel bir kavramdır. Biz pitchi bir dalganın
frekansından hissederiz. Pitch de frekans gibi Hertz birimlidir.
Kulaklarımız 20 Hz ile 20.000 Hz arasındaki pitch frekanslarını algılayabilir.
Ama yinede bu frekansları eşit seviyede duymayız. Orta çaplı (Mid-Range) frekanslara
alçak ve yüksek frekanslardan daha çok duyarlıyızdır. Bu frekansa karşı eşit olmayan
hassaslık derecesininde seviyeleri vardır. Şöyleki alçak ses seviyelerinde düşük
frekansları duymayız. Ama ses seviyesi artıkça düşük frekanslarıda orta çaplı
frekanslara neredeyse eşit düzeyde duymaya başlarız.
Ses Dalgalarının Yoğunluğu:
Havayı titreten bir kaynak o ortama bir enerji aktarır.Bu enerji hava içinde ses olarak
ilerler.Şöyleki ses kaynağı akustik bir enerji yayar. Müzik enstrumanları bu akustik
enerjiyi yayarlar ve bu yayma oranları o enstrumanın güç çıkışını verir. Kulaklarımız
bu akustik güçe duyarlıdır. Bu akustik gücün ölçü birimi akustik watt olarak adlandırlır.
İnsanın duyma seviyesi sınırı 0.000000000001 akustik watttır ve ses için eşik seviyesi
olarak adlandırılır. Duyabileceğimiz en yüksek ses seviyesi en düşük ses seviyesinin bir
trilyon katıdır. Bu geniş aralık yüzünden akustik watt olarak ölçüm yapmak ve bu büyük
sayılarla uğraşmak yerine ses basınç seviyesi kullanılır ve birim olarak Decibel kullanılır.
Duyma ile ilgili diğer önemli bir nokta ise non-lineer olmasıdır. Şöyleki bir enstrumanın
akustik gücünü iki katına çıkarmak o enstrumanın ses seviyesini iki katına çıkarmaz.
Bu yüzden ölçü birimi olarak decibel kullanmak daha mantıklıdır. Desibel oranlar ve
logaritmalar tabanlıdır. Şöyleki logaritmalar ile geniş sayı aralıkları düşürülür. İnsan
için duyma seviyesi 0.000000000001 ile 1 akustik watt arasında değişir. Bunu desibel olarak
düşünürsek insanın duyma seviyesi 0 desibel ( en düşük ses) ile 120 desibel ( en yüksek ses )
arasında değişir.
Desibel sadece oranlardan ibaret olduğu için sadece bir karşılaştırma belirtir. Şöyleki
bir arabanın hızı için 50 desibel denemez ama , bir araba diğer bir arabadan 10 desibel daha
hızlı diyebiliriz.
Aşağıdaki tabloda değişik sayılar arasındaki desibel ilişkisi görülebilir.
Mesela bu tabloya gör e seste 10 dB lik bir artış yaratmak istiyorsak ses seviyesini 10 katına
çıkarmak gerekir.Şöyleki elimizde 100 wattlık en düşük ses seviyesi 95 dB olan bir
kuvvetlendiricinin ses seviyesini 105 dB yapmak istersek 1000 wattlık bir kuvvetlendirici
kullanmak gerekir. ( 100 wattın 10 katı ).
Desibel ses basınç seviyelerini ölçmede kullanmasının nedeni insanın duymasına benzerliğidir.
Şöyleki
1. Ses basıncındaki bir desibellik değişme insan kulağı tarafından algılanmaz.
2. Bir insanın ses seviyesindeki değişimi hissedebilmesi için en az 3 dB lik bir değişim
yapılmalıdır. Bu da hissedilen ses seviyesinin iki katına çıkarmak demektir.
3. Hissedilen ses yüksekliğini iki katına çıkarmak için ses basınç seviyesi 10 db arttırılmalıdır
, buda 10 katı güç gerektirir.
Eğer elinizde 60 watt gitar anfisi varsa , sadece 3 dB lik bir artış yapmak istiyorsak 120
wattlık anfi gerekir. Eğer iki katı yükseklik istiyorsak 600 Waat lık anfi gerekir.
TEMEL ELEKTRİK
Voltaj :
Voltaj elektriksel basınç veya elektriksel yoğunluk olarak ifade edilir. Ayrıca voltajı
su dolu bir kovadaki basınç olarak da düşünebiliriz. Kovanın tabanında suyun akıp akmamasına
bağlı olmayarak en yüksek basınç vardır.Kovanın uzunluğu artıkça tabandaki basınç daha çok
artar. Basınç artıkça suyun akış hızı daha çok artar.
Nasıl su basıncı suyun akışı için bir potansiyel ise aynı manada Voltaj ise akım için bir
potansiyeldir.
Voltaj bir elektronik devre üzerinden akımın akmasına sebep olan güçtür.
Akım :
Bütün maddeler içinde elektronlar olan atomlardan oluşmuştur. Bu elektronlar bazı maddelerde dengeli
iken, bazı maddelerde ise dengesizdirler. Daha az dengeli olan atomlardaki elektronlar bir atomda ndiğer
atoma atlayabilir. Elektronu kolayca veren maddelere İLETKEN denir. Bu elektronların hareketine akım denir.
Bu elektrik akımı Amper olarak birimlendirilir. Bilinen metal iletkenler bakır, aliminyum vb.. Metal olmayan
maddeler zayıf iletkenlerdir, bunlar insulatör olarak kullanılırlar. ( plastik , lastik gibi) . Bazı insulatörler
iletkenleri korumak ve akımın iletken üzerinden düzgün bir şekilde akmasını sağlamak için kullanılır.
Akım Çeşitleri :
İki çeşit akım vardır. Doğru akım (DC) ve Alternatif akım (AC ).
Doğru akım da elektronlar sadece bir yönde akar. Negatiften Pozitife doğru. Piller en bilinen doğru akım kaynaklarıdır.
Alternatif Akım da akım belli aralıklarla akış yönünü değiştirir. Evde kullandığımız elektrik alternatif akımdır.
Bu akım 60 Hz dir yani akım bir saniye içinde pozitiften negatife 60 sefer yön değiştirir.
Akımın değişme yönü ancak bir ossiloskopta gözlemlenebilir. Ses sistemelerine karışan gürültü bu 60 Hz lik AC akımdır.
AC daki değişken akımın davranışı ( pozitiften negatife, tekrardan pozitife) ile sesin oluşmasındaki basınç değişimi
birbirine benzerdir. Ses sinyalleri alternatif akım ile taşınır.
Direnç:
Elektriği kullanabilmemiz için akımı kontrol altında tutmamız gerekir. Bu da direnç ile sağlanır. İyi iletkenlerin
direnci çok düşüktür, iyi insulatörlerin direnci ise çok yüksektir. Direnç OHM birimi ile ölçülür. 
sembölü ile gösterilir. Direnç için kullanılan diğer bir terim empedanstır. Bir speaker da aslında bir çeşit dirençtir
ve bu yüzden ohm birimi ile adlandırılabilirler ( 4
vb..
Güç :
Baraj örneğini ele alırsak , suyun yaptığı iş belli bir zaman aralığında jeneratörü döndüren suyun basıncına ve suyun aktığı
açıklığa bağlıdır. Burada barajın açıklığınıdaki
su basınıcını voltaj olarak ve bu açıklıktan akan suyu akım olarak düşünübeiliriz. Burada Güç basınçla akışın büyüklüğünün
çarpımıdır. Elektriksel olarak düşündüğümüzde Güç ölçü birimi Watt dır P ile gösterilir.
Watt = Voltaj X akımdır
P= E x I
Wataj ise ne kadar enerji tüketildiğinin ölçüsüdür.
OHM Kanunu :
Potansiyel gücün yani voltajın ( V veya E ile gösterilir) dirence ( ohm , R ile gösterilrir) bölümü amperaja eşittir.
Ohm kanunu aşağıdaki matematiksel ifadelerden ibaretttir.
Akımın Özelikleri:
Akımın ilk özelliği sıcaklıktır. Sıcaklık akımın bir iletken üzerinden geçmesi ile oluşur. Elektronların hareketi ile
iletken ısınır eğer yeterli akım verilirse iletken parlar.
Akımın diğer bir özelliği ise elektromanyetizimdir. Söyleki bir iletkenden akım geçerse iletken mıknatıslık özelliği
kazanır.Bu iletken etrafımda oluşan manyetik alandan kaynaklanır. Bu alndan herhangi bir manyetik metal geçerse bu
metalde elektrikle yüklenir ve mıknatıslık özelliği kazanır.
Speakerların Yapısı :
Speakerlar elektriksel enerjiyi akustik enerjiye çevirir. Speakerlar manyetizmin prensiplerini kullanırlar.
Bir mıknatısta iki zıt kutup vardır kuzey kutbu (N) ve güney kutbu (S) ( pozitif ve negaif). Zıt kutuplar birbirini
çekerken aynı kutuplar birbirini iter.
Speakerlarda sabit kalıcı mıknatıs ve hareket edebilen elektromıknatıstan oluşur. Elektromıknatıs bir iletkenden akım
geçmesi ile oluşur. İletken silindir geçen akım alternatif akımdır ve yönü sinyalin ( güçlendirilen Ses sinyali)
frekansına göre değişir.Bir yönden akım geçerken positif manyetik alan oluşturulur ve iki manyetik alna biribirin
iter ve iletken silindir mıknatıstan uzaklaşarak hareket eder. Sinyal yön değiştirdiğinde iletken silindir diğer yönde
hareket eder.
Mesela 440 Hz lik bir nota çalındığında akım saniyede 440 defa pozitif / negatif yönde gider ve iletken silindirde aynı
şekilde saniyede 440 defa ileri ve geri yönde hareket eder. İetken silindir kağıttan koniye bağlıdır , silindir hareket
ettikçe konide pomplama şeklinde silindire bağlı olarak hareket eder. Koninin ileri pompalama hareketi havayı sıkıştırır.
Koni geri yönde hareket etmeye başladığında hava geri çekilir ve daha az yoğun olup denge pozisyonuna gelir.Bu hareket
saniyede 440 defa yapılır.
Bu işlemler ve speakerın kullanışlı olması spkearın yapımında kullanılan parçalara bağlıdır. Bir speaker şu parçalardan oluşur.
1. Mıknatıs - Mıknatısın büyüklüğü yaratılacak manyetik alanın büyüklüğünü belirler. Belli limitlerde mıknatıs büyüdükçe speaker
daha iyi çalışır çünkü mıknatısın ses silindiri üzerinde kontrol gücü daha çok olur. Bunun yanında bu büyüklük ağırlık ve maliyet
yaratır.
Aslında bir speaker da maliyeti mıknatıs düzeneği yaratır.
2. Ses Silindiri- Ses silinidiri genellikle plastik , aliminyum, kağıt veya fiberglastan yapılır. Sonuçta bu ses silindiri üzerinden sürekli
yükesek miktarlarda akım geçtiği için yapıldığı madde yeterli kuvvette ve ısıya dayanıklı olmalıdır ki şekil bozukluğuna uğramayıp
yuvarlaklığını korumalıdır. İletken aliminyum veya bakırdan olabileceği gibi düz veya yuvarlak sargı olabilir.Aliminyum hafiftir ama bakır
daha iyi iletkendir. ( daha az güç kaybı).Düz sargı boşlukta daha fazla iletken youğunluğu yarattığı için daha verimlidir.
3. Boşluk- Mıknatıs düzeneği içindeki boşluk olup ses silindirine hareket ortamı sağlar.Bu boşluk elektromanyetik alanın yoğunlaştığı bölgedir.
Boşluk daraldıkça speakerın verimliliği artar çünü manyetik alanla daha çok etkileşim olur. Bu darlık ayrıca mıknatısa daha çok ısı verilmesini
de sağlar.
4. Kutup Parçası ve plakalar- Kutup parçası ön ve arka plakalar arsında sandviç şeklindedir.Bu plakalar metaldir manyetize olarak manyetik alanı
boşluğa doğru yöneltirler.Ayrıca mıknatısa ısı transfer ederler.
5. Koni- Kağıttan veya sentetik maddeden yapılır.Ses silindirine yapıştırılmıştır ve havayı itmek için kullanılır.Koninin şekli frekans cevabını
etkiler ve şekil alabilirliğini etkiler. Koni düz (straight) veya eğik (curvilinear) olabilir.Eğik şekilli koninin frekans cevabı daha iyidir.
Düz koni daha kolay şekil alır.
6. Surround- Surround speakerı kovaya bağlayarak yuvarlak şekli korumasını sağlar.Ayrıca speakerın hareket alanını belirler.Poliüretan köpükten,
kumaş veya kağıttan yapılabilir.
7. Örümcek- Ses konisi şekillendiricisini veya konini başalangıcını kovaya boşlukta ses silindirine bağlar.
8. Kova- Bütün speaker parçalarının üstünde bulunduğu ana çerçevedir
9. Toz Koruyucusu- Ses silindirini ve boşluğu tozdan korur. Aliminyum , kağıt ve kumaştan yapılabilir. Eğer aliminyumdan toz koruyucusu kullanılırsa
yüksek frekansların yaratılmasına yardımcı olur.
10. Havalandırma deliği-En iyi speakerlarda mıknatıs düzeneğinin arkasında havalandırma deliği denen , boşluğa fazladan hava sağlar. Ana görevi
silindirin hareketi sonucu oluşan toz korumasının altındaki basıncı rahatlatmaktır.
Sürücü Çeşitleri
Speakerlar üreticiler ve tekrardan üreticiler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tekrardan üreticiler sesi düzgün olarak tekrardan yaratmaya çalışırlar.,
evde kullandığımız ses sistemleri gibi. Mükemmel tekrardan üreten speakerlar 20 Hz ile 20 KHz arasındaki bütün frekansları eşit düzeyde üreten speakerdır.
Bu frekans cevabı grafik olarak çizdirilebilir ve aşağıdaki şekildeki gibidir.
Aslında speakerın yapısında bir çok değişik madde kullanıldığından mükemmel bir frekans cevabı vermesi mümkün değildir.Ayrıca speakerın boyutu da tonsal
karakteristiğini etkiler. Konisel speaker ların boyutları 32 inch ile 1 inch arasında değişir. Büyük çaplı speakerlar düşük frekansları yüksek frekanslardan
daha iyi üretir çünkü küçük çaplı speakerlar düşük frekansları tekrardan yaratamaz.
Müzik aletlerinin anfilerinde kullanılan speakerlar , bas ve gitar anfileri gibi enstrumanın frekans cevabını şiddetlendrien ve müziksel kalite katan ,
özgünlük kazandıran tonsal karekteristikleri vardır. Bu karakteristikler kürenin seçilen boyutundan, ses silindirinin boyutu ve yapım maddesinden vb..
özelliklerden etkilenir.
Aşağıda değişik gitar anfilerinin frekans cevapları gösterilmiştir.
Daha geniş frekans cevabı sağlamak için speakerlarda değişik boyutlarda elemanlar kullanılır. Bu speakerlarda birkaç koni kullanarak yapılabilir mesela 15
inch koni düşük frekanslar için 10 inch koni orta frekanslar için , 3 inch koni ise yüksek frekanslar için üçü birlikte speakerın yapısında beraberce kullanılabilir.
Bu yöntem yerine sıkıştırma sürücüleri ( compression drivers) kullanarakta bu sorun çözülebilir. Sıkıştırma sürücüsünü bir sabit mıknatısın merkezine yerleştirilen
ses silindirinin üstüne diyafram tutturulması ile oluşturulur.
Diyaframın önünde kurşun şeklinde bir parça olup faz durdurucusu vardır.Faz durdurucusu diyaframın bütün noktalarının sürücünün boğazına olan uzaklığını sabit tutmaya yarar.
Bu faz sönümlemesini engeller ve iyi bir frekans cevabı oluşmasını sağlar.
Sıkıştırma sürücüleri konik sürücülerden daha verimlidir. Konik speakerların verimliliği % 1 ile % 10 arasında değişir.Bunun anlamı speakera yollanan enerjinin % 1 ile
% 10 arası sese dönüştürülür. Geri kalan kısmı ısıya dönüşür. Sıkıştırma sürücülerinin verimliliği %20- %30 arasında değişir.
Piezo tweetırları kristal kullanan sürücü tipidir. Kristale basınö uygulandığında elektriksel polarizasyon oluşturulur ve akım yaratılır. Yaratılan akım kristale uygulanan
mekaniksel kuvvetle doğru orantılıdır. Ayrıca bunun terside geçerlidir, kristale bir akım uygulandığında akıma bağlı olarak kristal titreşir.
Piezo tweetırları bir diyafram vey koni üzerine konulan kristalden oluşur. Kristal titreştikçe diyafram da hareket eder ve ses yaratılır..Diyaframın boyutunun küçük olması
ve kristalin kısıtlı hareketinden dolayı piezo tweetırları sadece yüksek frekans üretmekte kullanılır.
Crossover- Tüm frekansları kapsayan bir speaker tasarlamak için crossover kullanmalıdır. İki çeşit crossover vardır. Pasif crossover ve aktif veya elektronik crossover.
Pasif crossover yüksek seviyeli crossover olarak adlandırılır çünkü anfiden yüksek akımı alırlar ve frekans aralığına bölerler.
Aktif crossoverlar güç anfilerinden önce kullanırlar. Düşük seviyeli voltaj seviyelerini alırlar ve değişik frekans aralıkalrına bölerler. Daha sonra her frekans aralığı
farklı güç anfileriyle kuvvetlendirilir ve uygun speaker parçasına gönderilir.
Düşük voltaj seviyelerinde çalıştıklarından aktif crossoverlar pasif crossoverlardan daha verimlidir.Aktif crossoverların kendi üzerlerinde yüksek ve düşük frekansları
kontrol için ayrı bir parça bulunur. Ayrıca aktif crossoverlarda istenen crossover noktası seçme avantajı vardır.
Kullanılan farklı elemanlar crossover noktalarının sayısında belirleyici olur. İki yollu sistemde bir, üç yollu sistem iki , dört yollu sistem üç crossover noktası bulundurur.
Kullanılan crossover tipine bağlı olmaksızın bütün crossoverların çalışma mantığı aynıdır. Crossover frekansında sinyal seviyesi 6 dB düşer. Bu noktada sinyalin düşmesi önemlidir.
Belli frekans aralığında sinyal seviyesinin belli bir oranda düşme birimine eğim oranı denir. Deibel başına oktav ile birimlendirlir.( Oktav frekansın iki katına veya
yarısına inmesidir.)
6 dB/8va lık bir eğimde sinyal seviyesi her oktavda 6 dB düşer.
Mesela elimizde crossover noktası 1000 Hz de olan iki yönlü speaker olsun. 1000 Hz de yüksek frekans elemanına giden sinyal 3 dB düşer . 1000 Hz ( 500 Hz) in altında bir oktav
düştüğünde sinyal 6 dB daha düşer toplamda – 9 db lik düşüş olur. Sıradaki oktav düşüşü ( 250 Hz ) sıkıştırma sürücüsüne yollanır ama sinyal seviyesi bir 6 dB daha düşer
ve toplamda –15 dB lik düşüş sağlanır.
Crossover aynı zamanda speakerın parçalarını korur ve speakerın ömrünü uzatır.
Farklı crossoverlar farklı düşüş eğrileri vardır. 12 dB/8Va , 18 dB/8Va , 24 dB/8va kaliteli ses sistemlerinde kullanılan eğim oranlarıdır. Genelde eğim oranı artıkça speakerın
parçaları daha iyi korunur.
Speaker Kapsama (Enclosure) Tipleri
Speaker kapsamlarını anlamak için ilk önce speaker yönlendiricisi ( baffle) yapısını anlamak gerekir.Speakerın konisi hareket ettikçe havayı öne ve arkaya doğru iter. Arkaya
doğru hareket eden hava dalgası ile öne giden hava dalgası farklı fazlardadır. Bu yaptıkları ters hareket özellikle düşük frekanslarda birbirlerini sönümlerler. Sonuçlanan ses
zayıf ve küçüktür. Bu faz sönümlemesini engellemek için ön dalga ile arka dalga birbirinden ayrılmalıdır. Bu baffle denen parça ile sağlanır. Baffle ses enerjisini yönlendiren
bir parçadır. Direk radyatör denen birçok değişik baffle konfigürasyonları vardır.
Direct Radyatörler
Direk radyatör bir speaker çeşidi olup sesi direk olarak dinleme bölgesine yönlendirir.Baffle kullanarak birçok yarar sağlanabilir. Faz problemleri engellenir, daha iyi düşük
frekans cevapları elde edilir. Ayrıca baffle sürücünün radyasyon yapmsına yardımcı olarak ses enerjisini dinleme bölgesine yönlendirir.
1. Sonsuz Yönlendirici ( İnfinite Baffle) : Eğer speaker sonsuz uzunluk ve genişlikteki bir levhaya asılırsa arka dalga ile ön dalga birbiriyle çakışmaz ve sönüm olmaz.
Bu konfigürasyona örnek olarak iki oda arasında bir duvara speakerın asılmasıyla olabilir. Speakerın önünden gelen ses bir odaya giderken arkadan çıkan ses diğer odaya gider.
Böylece iki ses karşılaşmaz ve faz sönümlemesi olmaz.Burdaki ideal durumu gerçeklemek için spearkerın arka çıkışı kapatılır ve faz sönümlemesi olmaz. Ama bu sefer arka dalga
speaker içinde kaldığı için bir yay gibi davranır koniyi öne doğru iter.Bu speakerı verimden düşürür ve sesin basınç seviyesini düşer ve speaker tarafından üretilen enerjinin
yarısı boşa gider.
2. Sonlu Yönlendirici ( Finite Baffle) : Sonsuz yönlediricili kabinin verimliliğini artırmak için en belirgin yol kabinin arkasını açmaktır.Bu speakerın rahatça hareket etmesini
sağlar ve ses basınç seviyesini arttırır. Ama yönlendiricinin boyutuna bağlı olarak bir miktar faz sönümlemesi olur.Tabi bu sönümleme frekansa da bağlıdır. Mesela 50 Hz lik sinyali
speakerın üretmesi için dalga boyu yaklaşık 6.8 metred olmalı , speakerın en uç noktasından yönlendiricinin ( baffle) en uç noktasına olan uzaklığı yaklaşık 1.7 metre olmalıdır.
Bu tip kabinel gitar anfilerinde kullanılır ve yüksek basınç seviyelerine olanak sağlar. Faz sönümlemesinden etkilenen frekanslar gitarın frekansının altındaki frekanslardır.
3. Bass-Refleks- Bütün sürücüler belli bir frekans cevabına sahiptir ve bu frekans cevabında alçak frekansta tepe değer vardır buna serbest-hava rezonans tepesi denir.
Bu şu demektir speakerdan bu frekansı üretmesi istendiğinde speaker rezonansa girer ve o frekansta en büyük genliğe sahip olur. Bu noktadan sonra düşük frekanslar hızla zayıflar.
Rezonans frekansından kaynaklanan gürültüyü engellemek için değişik yönlendirici ( Baffle) tasarımları yapılır.
Hatırlancağı gibi sonsuz yönlendiricide arka dalga dinleme alanına yollanmaz, bu yüzden speakerın enerjisinin yarısı boşa harcanır. Bu sorun kabinin arkasına havandırma deliği
açılarak yapılabilir. Bu bass reflex yapısının temel mantığıdır.
Rezonans frekansı , kabın arkas kısmındaki açıklıkla ve kapsamanın tipi arasında çok yakın ilişki vardır. Bu üç faktörü doğru dengelemek için kabinin arkasındaki açıklığın boyutu
ile oynarak düşük frekanslar yaratılabilir.Bu yapı aşağıda gösterilmiştir.
Düzgün tasarlanmış bass refleks yapısı rezonans frekansındaki tepe vurmasını engeller , daha yüksek oktavlarda ve serbest-hava frekansında küçük iki tepe noktaları oluşturur.
Bass refleks yapısının frekansa ayarlanmış olması için kabinin büyüklüğünün gerekli faz çevrimini yapması için yeteri kadar geniş olmalıdır. Kanal kullanarak yapılan hava
boşluğunda kapsama büyüklüğü frekans ayarlamasını bozmadan düşürülebilir. Birkaç çeşit bass refleks kabin tipi vardır. Bunlar kanallı kapı , raflı kapılı, akustik labirent kapılı tiplerdir.
Kanallı kapılı ( Duct Port) kabinlerde kapı deliğinden önce doğru rezonans frekansını seçmek için tüp bulunur.
Raflı kapılı kabinde ( Shelved Port ), kabinin arkasına doğru dalga düzenlemesi yapmak için bir raf uzanmıştır . Daha geniş bir raf alanı olmuştur.
Akustik Labirent kapılı kabin ise raflı , kapılı olup , ekstradan dikey bir uzantı vardır.Bu da ses dalgasının ilerlemesi için bir labirent oluşturur. Bu yapı kabinin arka kısım yüzüne
daha fazla yük bindirerek speakera daha düz ve eşit bir frekans cevabı vermesini sağlar.
Horn : Bir çeşit akustik çeviricidir. Sürücüden gelen basıncın yüksek empedansı ile havanın düşük empedansı arasında eşleşmeyi sağlar. Bu empedans eşlemesinden dolayı sürücünün verimliliği
artar buda ses yüksekliğini sağlamak için daha az güç harcanmasını sağlar. Konik bir speakerın verimi %1-%10 iken Horn kullanılmış bir speakarın verimliliği % 40 dır.
Horn daha başka bir faydası ise düşük frekansları yaymasıdır.düşük frekansların dalga boyu büyük olduğundan , küçük diyaframlı bir sürücü için büyük hava kütlelerini hareket ettrimesi zordur.
Horn kullanarak diyaframın küçük hareketleri düşük frekasnları havaya kuple edilebilir.
Sürücünün diyaframının büyüklüğü hornun açıklığından daha büyük olmalıdır. Böylece küçük bir alana daha fazla güçle basınç iletilmiş olur ve sürücüyü daha verimli yapar.
Bu yapıldığında ise sürücünün veya speakerın arka kısmına bir basınç uygulanmalıdır bu da speakerın ileri hareketinin ters yönde hareketinden daha fazla olmasına sebep olur. Bu non-lineer
gürültü olarak ortaya çıkar. Bunun anlamı spekarın hareketi artık simetrik değildir. Sıkıştırma sürücülerinde non-lineer gürültüyü engellemek için, arka sıkıştırma çemberi olup diyafram üzerindeki
basıncı her yönde eşitler .
Hornlar woofer ve tweeterlarda kullanılabilir ama asıl kullanım amacı sürücünün frekans aralığını artırmak ve daha konsantre ses dağıtımını yapmaktır.
Arka ve ön horn yükleme yapmanın anlamı hornlar ve bass refleks yapısını aynı sürücü içinde birleştirmektir. Ön yüklemeli horn demek ön dalga horna yönlendirilir ,arka dalga ise kapıya yönlendirilir.
Arka yüklemeli horn tam tersidir. Arka dalga horna yönlendirlir ön dalga ise yansıtılır.. Bu kullanım daha çok düşük frekans sürücülerindedir. Katlı hornlar arka yüklü ve ön yüklü olabilir.
Hornun uzunluğu artıkça frekans cevabı düşer. 12 inclik bir hornda speaker 50 Hz ayarlanabilir. Bu kesim frekansını yakalamk için hornun uzunluğu yaklaşık 2.5 metre olmalı ve hornun açıklığı yaklaşık
3,8 metre kare olmalıdır. Tabiki böyle bir horn tasarımı pek pratik değildir.
Katlı hornlar belli bir bass frekans karekteristiği yakalamak için tasarlanmış ve katlı kısımlar kullanarak hornun büyüklüğü düşürülmüştür.
Hornlar ayrıca orta ve yüksek frekans içinde kullanılabilir. Hornların yapısını etkileyen üç faktör vardır. 1 ) boğaz ( throat) , 2 ) flare 3 ) ağız ( mouth ) . Boğaz sürücünün bağlandığı alandır.
Flare hornun uzunluğunu belirleyen bir orandır , ağız ise çıkış noktasıdır. Değişik flare oranları kesim frekans noktalarını belirler. Boğaz sürücüye ne kadar yük yerleştirilebileceğini belirler.
Değişik flare oranları ,farklı frekans cevapları yaratırlar. En çok kullanılan flare tipleri hiperbolik , eksponansiyel ve koniktir. Her horn kendine özgü performans karakteristiği vardır.
Hiperbolik eğri yayılımı en az olan frekans cevabına sahiptir, bunun yanında en iyi düşük frekans cevabına sahiptir. Konik eğrisi çabuk yayılır ama en kötü düşük frekans cevabına sahiptir.
Eksponensiyel olan bu ikisi arasında bir performansa sahiptir.
En iyi performansı hiperbolik horn vermesine rağmen , yavaş yayılımdan dolayı hornun boğazında yüksek basınç meydana gelir. Bu eğer horn ani yüksek enerjili düşük frekans ile beslenirse non-lineer
gürültü oluşur .
Muhtemelen eksponansiyel horn en iyi performansı verir. Çünkü daha düz bir frekans cevabı sağlar ve non-lineer gürültü çok azdır
Sabit yönlendirmeli hornlar yeni tip hornlardandır.Frekans artıkça horn sesin çıkış hüzmesini daraltır. Bu da yüksek bir yönlendirme sağlar. Sabit yönlendirme demek , üretilen frekansa bağlı
olmaksızın yayılma paterni değişmez.
Speaker Kabin Faktörleri
Verimlilik ve Hassaslık ( Sensitivity)
Sürücüler gibi speakerlarda değişik seviyelerde verimlilik özellikleri vardır. Sistemin ses basınç seviyesini ( SPL ) yükseltmek için iki temel yol vardır. Birincisi bir sürü güç
kuvvetlendirici kullanma ikincisi verimli speakerlar kullanmakdır. Buradaki verimlilik ne kadar ses üretildiği ve ne kadarının ısıya dönüştüğüdür. Verimlilik yüzde ile gösterilir.
Bir çok üretici hassaslığı veya SPL seviyesini gösteren spefikasyonlar yayımlarlar. Bu spefikasyonda şu test yapılır ; 1 watt gücünde tüm frekansları kapsayan bir sinyal speaker
aracılığıyla gönderilir ve 1 metre ötede ses basınç seviyesi ölçer bulunur ve değer okunur.
Güç İşleme Kapasitesi
Güç işleme kapasitesi demek bir speakerın kendine zarar vermeden ne kadar güç işleyebileceğini gösterir. Güç işleme kapasitesini iki oran faktörü belirler. Bu oranlar program ve süreklilikdir.
Sürekli güç demek ( RMS ) speakerı saf bir sinüs dalgası ile beslemektir. Program gücü ise sabit olarak değişen bir sinyaldir. Program güç oranı sürekli güç oranının iki katıdır.
Frekans Cevabı
Frekans cevabı bir speakerın ses spectrumu içindeki frekansları tekrardan nasıl ürettiğinin göstergesidir. İdeal olan ses spektrumu içinde bu cevabın düz bir çizgi olmasıdır. Çoğu speaker
üreticileri 20- 20 KHz arasında mükemmel frekans cevabı veren speakerlar üretmişlerdir. Spesifikasyonlarda +/- dB değişim gösteren ölçüler vardır bu değer frekans cevabının ne kadar düzgün
olduğunu gösterir. Bu dB değişimi ne kadar az olursa frekansa göre sistemin cevabındaki değişim o kadar az olur.
Mesela frekans cevabı 50 –16000 Hz +/- 3 dB olan speaker 20- 20000 Hz +/- 10 dB den daha kullanışlıdır.
Yayılma ve Yönlendirme
Düşük frekanslar sanal olarak her yönde yayılma yaparlar ( onmi- directional). Bu her yönde yayılma yapmalarının sebebi dalga boyundan kaynaklanır.
Frekans artıkça dalga boyu düşer ve sesin yayılma uzaklığı da düşer. Bu etkiye ışınım denir ve sesin speakerın hemen dibinde daha uzak mesafeye göre daha net olmasını açıklar.
Çoğu üretici yayılımı veya kapsama alanını gösteren spesifikasyonlar yayınlamışlardır. Bu genellikle yatay ve dikey açı ölçümlerinden oluşur. Mesela 90o x 40o yayılma alanı olan bir kabinin ,
sesi yatayda 90 derece yayarken dikeyde 40 derecelik bir açıyla yayar. Eğer bu alanın dışına çıkılırsa frekans cevabı düşer.
Yönlendirme ise belli bir yayılma paterni içindeki frekans cevabına denir.
Uzaklık ve Eko ( Reverberation )
Ses mühendislerinin karşılaştıkları en belirgin problemlerden ikisi eko ve uzaklıktır. Bütün kapalı alanlardaki ses sistemlerinde eko oluşur. Eko orijinal ses durduktan sonra sein hala devam
etmesidir. Bu ses dalgalarının oda duvarlarına değişik zamanlarda çarpıp yansımasıyla oluşur.
Eko alanı ( reverberant field) , eko yüzünden sesin orjinal ses kaynağından daha yüksek çıktığı alandır. Bu alanda sesin anlaşılması zordur.Ekoyu önlemek için kapalı alanda değil de açık
alanlarda çalmak gerekir.
Ekoyu önlemenin diğer bir yolu ise yönlendirilmiş speakerlar kullanmak ve onları düzgün yerleştirmektir.Bunun için speakerınızın yayılma tipini bilmek gerkeri. Geniş veya dar yayılımlı
speaker bir kalite ölçütü değilidir.yalnızca speakerın bir foksiyonudur.Genelikle iki türde beraber kullnılır ve bu olaya kuplaj denir. Speakerları kuplaj yapmanın birtakım kuralları vardır. Bunlar ;
1. Speakerların ses silindirleri her zaman aynı hizada olmalıdır.Speakerlar yatay ve dikey şekilde monte edildiklerinde de geçerlidir. Bu faz problemlerinin olmasını engeller.
2. Spekerları yan yana dizmek yayılımı artırmaz , tersine frekans çakışmalarından
dolayı faz sönümleme meydana gelir. Yayılmayı artımak ve faz sönümlemesini
engellemek için kabinler yan yana dizilirken trapeoid şeklinde dizilmelidir.
3. Aynı tip speakerları kullanırken ,speaker içindeki frekans elemnalarıda birbirine kuple
olmalıdır. Şöyleki bu iki speakerı üst üste yerleştirilmiş olsun , üsteki speakerı ters
çevirilip yüksek frekans elemanları beraberce kullanılmış olur
Ses mühendislerinin karşılaştığı diğer bir problem ise sesin uzaklıkla azalmasıdır. Speaker dan olan uzaklık her iki katına çıkışında SPL seviyesi 6 dB düşer. Bu olayı iyileştirmenin en genel
yolu speakerları yükseğe asmaktı , böylece ses bütün dinleyicilere ulaşır.
Diğer bir yöntem ise değişik yayılımı olan speaker kullanmaktır. Geniş yayılımlı speaker dinleyenlerin ilk yarısının kapsarken , dar yayılımlı speaker diğer yarsını kapsar.Ama bu tarz kullanım
yönlendirmenin amaç edilmediği alanlarda kullanılmalıdır.
Speaker Bağlantıları
Bütün spekerların 4, 8 ,16 ohm gibi empedans değerleri vardır.Bu değer sadece ortalama bir değerdir, çünkü speakerın empedensı sürekli değişir.
Speakerın empdansı demek , speaker üzerinden geçen akımın hangi düzeyde engellendiğinin ölçüsüdür. Empedans artıkça akımın geçmesi için daha fazla voltaj uygulanmalıdır.
Güç= (volyaj) 2 / direnç
Birkaç speakerı birbiryle bağlamak anfi tarafından görülen empedans değerini değiştirir. Speakerları bağlamak için 3 temel yol vardır seri, paralel, ve seri/paralel.
Seri Bağlantı
Seri bağlantıda toplam empedans her iki speakerın empedans değerlerinin toplamı olur.
Bu bağlantıda ekstradan bir empedans geldiği için güç düşer.
Paralel Bağlama
Paralel bağlamada speakerların hepsi anfiye aynı şekilde bağlanır, söyleki bütün pozitifler pozitife ,negatifler ise negatif anfi ucuna bağlanır. Her bir speaker eklendiğinde anfiye binen yük
artar ( empedans düşer ) ve anfi daha fazla güç üretmek zorunda kalır ve buda anfinin ısınmasına sebep olur. Anfi üreticileri kullanılabilecek minimum yük empedansı belirtilmiş anfiler üretirler
.Yük empedansını hesaplamak için şu formül kullanılır.R burada emepdanstır.
Seri/Paralel bağlama
Bazen birçok speakerı toplam empedans değişmeden bir arada kullanmak gerkir.Seri/paralel bağlantı ile speakerlar alt gruplara ayrılarak bu mümkün olur. Şöyleki seri bağlı olan speakerların
empdenslarını topla onları bir tek speaker gibi düşün ve parellel bağlantı kuralını uygula. Mesela 4 tane 8 ohmluk speaker kullanalım bunları iki gruba ayırıp birbiriyle seri bağlayalım her
iki grubun empedan değerleri 16 ohm olur. Daha sonra bu iki grubu paralel bağlarsak toplam sistem empedansı 8 ohm olur.
Aşağıdaki tabloda toplam yük empedansının nasıl hesaplanacağı gösterilmiştir.
Güç Çıkışı
Bir anfinin güç çıkışı toplam yük empdensına göre değişir.Mesela en az 2 ohmla çalışan ve 4 ohmluk yüke 200 watt verebilen bir anfiye 8 ohmluk yük bağlanırsa anfi 100 vat güç verebilir.
Eğer 2 ohmluk yük bağlanırsa ( 4 tane 8 ohmluk speaker) anfinin gücü 2 katına çıkar ve anfinin kendi içinde olan empedans değeri ile birlikte toplam üretilen güç 360 watt olur.
Eğer empedans değeri 1 ohm a düşürülürse, bu değer anfinin belirlene değerlerinin altında olacaktır ve anfinin bozulmasına sebep olacaktır. Bazı anfilerde empedansın düşmesine karşın koruma vardır.
Speaker başına düşen güç
Speaker başına düşen güç şu formülle hesaplanır.
Speakera aktarılan güç = (toplam direnç / gücü hesaplanan speaker direnci )X toplam güç
2 ohmda 360 watt güç üretebilen bir anfi için speaker güç değerleri şu şekilde hesaplanır.
Güç Anfileri
Güç anfileir speakerları sürmek için kullanılır.Bunlar müzik aletinin veya mikserin içinde olabileceği gibi kendi başlarınıda olabilirler.
Güç çıkışı
En popüler iki güç anfisi çeşidi monaural ve stereo anfilerdir. Monaural anfide bir güç kuvvetlendirci bulunurken stereo anfide iki tane bulunur. Bu iki anfi tek tek kullanılabileceği gibi
beraberce de kullanılır.
Anfi bir çarpıcı olup küçük bir sinyali yüksek seviyeler taşır. Güçlendirlmiş bir sinyal aşağıdaki gibidir.
Bu dalganın 20 voltluk tepe değeri olup , tepeden tepeye 40 voltluk bir değere sahiptir. Diğer değerler tepe değerin 0.637 katı olan ortalama değeri ve tepe değerinin 0.707 katı olan RMS değeridir.
RMS efektif voltajı göstermek için en iyi yöntemdir, ve gücü hesaplamada kullanılır . Mesela bir anfinin spefikasyonunda 150 watt RMS @ 4 ohm , 220 watt RMS @ 2 ohm yazar burada 4 ohm nominal empedans
olurken 2 ohm minimum empedanstır.
Frekans Cevabı
Anfilerin frekans cevapları olabildiğince düz olmalıdır.( 20 – 20 kHz içinde) Spesifikasyonlarda +/- dB değişim adında bu düzlüğün nasıl değişeceğini gösteren bir oran vardır. Frekans cevabı
ölçülürken hangi seviyede yapıldığı önemlidir. Şöyleki çoğu anfi üreticisi düşük güç seviyelerinde frekans cevabı ölçümü yaparak anfinin tam güçte nasıl çalıştığı bilgisini vermez halbuki burada
frekans cevabı tam düz olmayıp bazı yerlerde çukur noktalar vardır. Aşağıda görileceği gibi.
Topla harmonik Gürültü ( THD )
Bir anfi tam güçte çalışırken çıkış sinyalinde giriş sinyaline nazarn bir zayıflama vardır.Bu anfinin sinyalin kendi harmoniklerini üretmesinden kaynaklanır.Bu harmoniklere ‘ hayalert
tonlar’ denir ve anfi tarafından yaratılır. Ve bu tonlar müziksel olarak birbirine benzer. Çalışmalara göre toplam harmonik gürültü seviyesi %1 e kadar hissedilmez. THd ne kadar düşükse
anfi o kadar iyidir.
Modülasyon gürültüsü ( IMD)
Bu gürültü anfini iki frekansın toplamı ve çıkarılması şeklinde frekanslar üretmesiyle olur. IMD, THD ye göre daha kötü bir gürültüdür.
Çevirme oranı ( SLEW rate)
Bu oran bir anfinin giriş sinyaline ne kadar hızla cevap vereceğini gösterir ve olması gereken minimum değer şu formülle bulunur.
(2 X pi X F X PVO ) / 1.000.000
burada
pi= 3.14
F = test frekansı
PVO= anfinin çıkış voltajının tepe değeri.
Sinyalin Gürültüye Oranı ( SNR)
Her elektronik cihazın içinde kendine ait thermal veya gauss gürültüsü denen bir gürültü vardır. Ses sistemlerinde kabul edilebilinecek minimum gürültü seviyesi 65 dB dir.
Damp Faktörü
Bu faktör anfinin speaker üzerinde olan kontrolünü gösterir.Bu faktör artıkça anfinin speaker üzerinde kontrolü artar. Genelikle bu oranın 20 üzerinde olması kabul edilir.
Koruma Devreleri
Birçok anfi kendi içinde bir takım problemlere karşı koruma devreleri içerir.Bunlar şöyledir.
1. Kısa devre koruması; eğer bir speakerın terminal uçları birbirine değerse kısa devre olur. Bu durumda anfinin çıkışına gösterilen hiç empedans olmaz ve anfi zarar görür.
Kısa devre koruması bunu önlemek için kullanılır.
2. RF yüklemesi , Radyo frekansları havada sürekli bulunur. Anfi içinde bazı devreler alıcı gibi davranıp belli frekansları alabilir. Eğer anfi bu yüksek frekansları alıp
kuvvetlendirmeye çalışırsa anfi yanar. RF yükleme
koruması bu frekansların üretilmesini engeller
3. Yüksek sıcaklık koruması, Anfiler çalıştıkça sıcaklık üretirler . Çık ısınmaları anfinin bozulmasına sebep olabilir. Bunu için anfilerde soğutma için metal levhalar ve
fanlar bulunur.
4. Açılış/kapanış geçici koruması, Anfi açıldığında voltaj seviyelerinin stabilize olabilmesi için birkaç saniye geçmesi gerekir.Yoksa çıkışta gürültü oluşur. Bunu için
geçici koruma sağlayan speakerın terminallerinin bağlantısını birkaç saniyeliğine durduran elektronik regüle cihazı bulunur.
5. DC dedektörü, Doğru akım bir speaker için kötüdür. Speakerın sadece bir yönde hareket etmesine sebep olur. Çoğu anfide Dc akımı tesbit eden speakerın teminallerini
kesen elektronik devreler vardır.
6. Sigortalar, Sigortalar anfide iki alanda kullanılabilir. Birincisi ana AC hattan geln fazla akımdan koruma. İkincisi pre-amp ve güç anfisi gibi devreleri anfinin kendi
güç kaynağının fazla akımından korur.
7. Limitleyici, Bir anfideki en önemli parçadır. Anfi bir çarpıcı olduğu için , girişine büyük bir sinyal uygulandığında da aynı çarpım faktörü ile çarpılacaktır.
Ama anfide belli voltaj seviyelerinin kuvvetlendirilmesini belirleyen koruma vardır. Buna limitleyici denir.
Güç Anfilerinin Speakera Eşleştirme
Speakerın bozulma sebeplerinden biri anfi tarafından fazla güç gönderilmesidir. Bir speaker içinde tweeterlar wooferlara nazaran daha az güç tüketirler. Mesela elmizde
iki-yollu bir 100 wattlık kabin olsun . Burada woofer 100 wattı işleyebilirken tweeter ise sadece 10 wattı işleyebilir. Bu güç ayrımı kabin içinde pasif crossover ile yapılır.
Pasif crossover belli voltaj değerlerindeki düşük frekanslı sinyalleri woofera yüksek sinyalleri ise tweetera yollar.
Ses Sistemlerinin Bağlantısı
Bugünkü ses sistemleri bir çok parçadan oluşur. Mikser, speakerlar , mikrofonlar ve müzik enstrumanları.
Bu cihazlar araındaki bağlantıda ki temel kural bu cihazların giriş ve çıkışlarının doğru eşleştirilmesidir.
Empedans Eşleştirme
Empedans eşleştirme bir cihazın çıkışı ile ona bağlanack cihazın girişinin empedansını aynı tutmakla olur.
1. Mikrofonu miksere eşleştirme, Her mikrofonun kendine has kaynak empedansı bulunur. 600 ohmun altındaki mikrofonlara düşük emepedanslı denirken 600 ohm ile 100,000 ohm
arasındaki mikrofonlara yüksek empedanslı denir. Peki mikser bu üç değişik empedansı nasıl eşler? Şöyleki mikser için giriş empedansı mikrofonun empedansına eşlit olması gerke
değildir yalnız mikserin giriş empedansı mikrofonun empedansından çok daha büyük olmalıdır.
2. Mikseri güç anfisine eşleme, Mikrofon gibi mikserinde kendine ait bir çıkış empedansı vardır. Anfinin de kabul edeceği belli bir empedans değerleri vardır.Mesela 600 ohmluk
bir mikser enaz bu empedansı kabul eden bir anfiye bağlanmalıdır.
3. Güç anfilerini miksere bağlama, Anfilerde kabul edilebilecek belli yük empedans değeri vardır ve bu değerin altına düşmemek gerekir. Yoksa gürültü oluşur hatta bazı durumlarda
cihaz zarar görür. Speakerlar genelde 4,8,16 ohm olarak giriş empedanslarına sahiptir. Speakerların bir arada kullanılmasında anfinin gördüğü toplam empedans değişir ama bu değer
anfinin spesifikasyonundaki minimum değerden küçük olmadığı sürece sorun olmaz.
Empedans ve Kablolar
Kablolarda da bir empedans olduğundan sinyale etki ederler. Genelda yaklaşık 4.5 metre ve üstü olan kablolar daha iyi frekans iletim özelliklerine sahiptir.Bu elektriksel bir özellik
olan kapasitansdan kaynaklanır.Yüksek empedans sinyali taşıyan uzun kablolar yüksek frekans sinyallerini bozarlar ve ses anlaşılmaz olur.. Aynı şekilde düşük empedans sinyali taşıyan
uzun kablolarda yüksek frekansları bozarlar ama bu pek gürültü olarak hissedilmez. Bu yüzden ne zaman uzun kablo ihtiyacı olursa düşük empedans kaynakları kullanılmalıdır.
Daha kalın ve daha kısa speaker kabloları kullanma sistem performansını arttırır.Performasn artırmak için şu kurallara uyulmalıdır.
1. Anfi speakerlara yakın tutulmalıdır.
2. Kalın iletkenli kablolar kullanılmalıdır.
3. Speakerlar için korumasız kablolar kullanılmalıdır.
Aşağıdaki tablolarda kablonun uzunluğuna göre direnç değişimi ( Chart 1) , 1-3 db kayıpları (chart2) , maksimum kablo uzunlukları ( Chart 3) gösterilmiştir
Genel Kurallar
Maksimum güç üreterek cihazlara zarar vermemek için şu kurallara uyulmalıdır.
1- Hiçbir zaman yüksek empedans kaynakları (çıkışlar) düşük empedans yüklerine (girişler) bağlanmamalıdır.
2- Tam emepedans eşleştirme sadece üretici spesifikasyonlarında belirtilmişse uyulmalıdır.
3- Anfilerde belirtilen minimum empedans değeri altına düşülmemelidir.
Sinyal Eşleştirme
Kaliteli ses üretiminde önemli özelliklerden biride sinyal eşleştirmedir. Sinyal eşleştirme ses kaynağının çıkış seviyesinin bir sonraki giriş için ne çok ne de çok az olmasıdır.
Uygun sinyal eşleştirmeme gürültü ve bozulmaya sebep olur.
Bütün elektronik cihazların kendi doğasında bir gürltü kaynağı vardır buna terma veya gauss gürültüsü denir.Bu gürültüyü komple yok etmek mümkün değildir. Yalnızca SNR değeri
yüksek tutularak yani giriş sinyalini gürültüye nazaran büyük tutarak gürültüyü duyulmayacak hale getirebiliriz.
Sinyal Sınıflandırma
Üç farklı sınıf vardır
• Düşük seviye cihazlar ,Milivolt seviyesinde sinyal üreten cihazlardır. Mikrofon gibi.
• Orta derece cihazlr 1 Volt civarında sinyal üreten cihazlardır. Grafik ekolayzır, deckler gibi
• Yüksek derece cihazlar, Direnç üzerinde voltaj üretip ,enerji sağlayan cihazlardır. Bir anfinin speaker çıkışı gibi.
Kullanıcı spesifikasyonunda belirtilmediği sürece bir sınıftaki cihaz diğer sınıftaki cihaza bağlanmamalıdır. Mesela mikrofon direk olarak bir anfiye bağlanmamalıdır.
Voltajın Desibel olarak gösterilmesi
Desibel ses basınç düzeylerini gösterebileceği gibi güç oranlarını göstermede de kullanılır. Karşılaştırma özelliğinden dolayı ölçmede çok kullanışlıdır.Her desibel ölçüminde olduğu gibi
bir referans değeri belirlenmelidir. Voltaj için kulanılan iki çeşit dB referans ölçümü vardır. dBV , 0 dB 1 Volta eşittir ve dBu , 0 dB 0.775 Volta eşittir.
dBV
dBV her voltaj karşılaştırması için kullanılabilir. Voltaj karşılaştırmaları 6 dB üzerinden yapılır. Şöyleki 6 dB lik değişim voltajda iki kata karşılık gelir. ( Güçte 3 Db lik değişim iki
kata karşılık gelir) Aşağıda çeşitli dB değerleri için voltaj ve güç karşılıkları veilmiştir.
dBu
0 dBu 0.775 volta karşılık gelir. Bu sayı genel kabul görmüş bir sayıdır. Şöyleki bir mikser 600 ohm üzerine bir miliwatlık bir güç ürettiğinde voltaj seviyesi 0.775 voltdur.
Aşağıdaki tabloda çeşitli dBu değerleri için voltaj karşılıkları verilmiştir.
PAD , PreAMP, Transformerlar
PAD bir kaynağın çıkış seviyesini ir girişe göre ayarlayan bir devredir.Bu devreler kaynağın çıkışı bağlanacağı giriş için çok yüksekse gereklidir.Mesela bir grafik ekolayzırın çıkışı
4dBV olsun ve anfinin girişi -10 dBV olsun , bunun için -14 dB lik bir PAD e ihtiyacımız vardır.
Pre-AMP ise PAD yaptığı işin tam tersini yapar. Düşük sinyale seviyelerini yükseltip girişlere uydurur.
Transformerlar ise empedans ve seviyeleri çevirmek için kullanılır. Mesela yüksek dirençten düşük dirence mikrofon çeviricisi , yüksek empedanslı ve yüksek voltajlı mikrofonu düşük
empedanslı ve
düşük voltajlı sinyale çevirir.
Dengeli Ve Dengesiz Hatlar
Ses sinyalleri alternatif akım şeklinde ilerlediği için , devrenin tamamlanabilmesi için kablo içinde en az iki iletkene ihtiyaç vardır. Dengesiz hat bir ses sinyali taşıyan iletken
üzerine diğer bir iletkenin sarılması şeklinde oluşur.Bu dış kablo iç iletkeni dış gürültüye karşı korur. Bu hatta dengesiz denir çünkü iki iletken arasında sinyal seviye farkı vardır.
Dengeli hatlarda ise ses sinyali iki farklı iletken üzerinde taşınır ve sinyaller arasında fark yoktur, bu yüzden dengeli hat denir.
Dengeli ve Dengesiz giriş/çıkış
Dengeli hat kullanımı yinede gürültünün yok olacağını garanti etmez.Giriş devresi de dengeli yapılmalıdır.İki çeşit dengeli giriş vardır. Transformer ve elektronik dengeli girişler.
İkisi de aynı prensip üzerinden çalışır. Kablo üzerinde her iki iletkende aynı fazda sinyal verse bu sinyal reddedilir.Şöyleki herhangi bir anda iki iletkendeki sinyaller arasında
180 derecelik faz farkı varsa sinyal giriş devresi tarafından kabul edilir. Yoksa her ilk iletkende olan gürültü girişe toplam olarak gelir, faz farkı ile bu toplam yok edilir veya
nisbeten azaltılır.
Dengesiz giriş ise aynı dengeli hat gibidir. Bir terminal ses sinyalini taşıyan iletkeni bağlar ,diğer terminal ise sinyali taşıyan iletken üzerine sarılmış olan topraklamayı sağlayan
iletkeni bağlar. Bu giriş gitar anfilerinde vardır
Kablo ve Konnektörler
Ses sistemlerinde genellikle problemlere sebep olan kablolardır. Yanlış kablo seçimi ses kalitesinde aşırı bozulmaya ve hatta sesin hiç iletilmemesine sebep olurlar. Kablolardaki
farklılıkları içindeki iletken sayısı , kalınlık, korumalı veya korumasız olması , kullanılan iletken tipi belirler.
Dengeli hat iki tane iletken ve onun üzerine koruma ile oluşur böylece üç iletken kullanılır.
Dengesiz hat ise iki kablodan oluşur bir iletken ve koruma.
Bütün düşük seviye ve orta seviye cihazlar gürültüyü engellemek için korumalı kablo ile bağlanmalıdır.
Yüksek seviye cihazlar (anfiden çıkıp speakera yapılan bağlantı) ise iki sebepten dolayı korumasız kablo ile bağlanmalıdır.birincisi bu seviyede sinyal kuvvetlendirilmez dolayısıyla
gürültüde kuvvetlenmez. İkincisi korumalı kablo hatta bir direnç katar buda sinyal seviyesini düşürür.
Birçok çeşit konnektör tipi bulunur. Her birinin dişi ve erkek olanı vardır.En yaygın olanı ¼” phone fiştir . ¼ “ saftın çevresidir. Phone fişin iki çeşit tipi vardır.
Tip/sleeve ( TS) fiş , dengesiz hatlarda kullanılan iki iletkenli fiştir. Tip/Sleeve/Ring (TRS) fiş, dengeli hatlarda kullanılan üç iletkenli kablo bağlantılarında kullanılırç
Daha güvenilir fiş tipi ise XLR , Kanon tipi fiştir.Üç pinli fiş olup dengeli durumda düşük ve orta seviye cihazların bağlantısı için kullanılır. Kitleme özelliğinden dolayı güvenilirdir
Muz fiş bağlantısı yüksek seviye cihazların bağlantısında kullanılır.Yüksek miktarlarda akım geçirebilirler.
Speakon bağlantıda yüksek miktarlarda akım geçirebilen ve döndür kilitle özelliğine sahip bağlantılardır.
Diğer bir bağalntı tipi ise RCA phono fiştir. Bu bağlantı daha çok teyp kayıt edicilerde, stereo cihazlarda kullanılır. Kırılgan olduklarından pek fazla kullanılmaz.
Bütün bu konnektörler sinyal seviyesinde bir değişiklik yapmazlar. Sadece bir bağlantıyı diğerine çevirirler.
Mikserler
Mikserlerin özellik ve Fonksiyonları
Giriş
En çok kullanılan mikser girişleri ¼ “ phone ve XLR dişi konnektördür. ¼ “ phone jak yüksek empedans girişi olarak kullanılırken XLR girişi ise düşük empedans kaynakları
için kullanılır. Yine de bu girişler çok geniş empdans ve sinyal seviyelerini giriş olarak kabul ederler. XLR jak gennelikle dengeli girştir. ¼ “ phone jak eğer TSR olarak kullanılırsa
dengeli diğer durumlarda dengesizdir.
Pre-AMP sinyal eşleme
Geniş bir sinyal aralığını kompanse edebilmek için çoğu mikserde Trim kontrolü bulunur.Bu kontrol pre-AMP katmanına ne düzeyde sinyal gönderileceğini belirler.Trim kontrolü yüksek seviyede
sinyal yollanırsa gürültü oluşur. Mikserine göre trim kontrolü değişken zayıflatıcı veya anahtarlama ile gerçekleştirilir. Değişken zayıflatmalı mikserler daha keskin sonuç verir çünkü SNR değeri artırılır.
Tepe ( Peak) Dedektörü
Girişe fazla sinyal uygulanırsa bozulma meydana gelir.Bazen birden fazla sinyal miksere bağlanırsa hangi girişin bozulmaya sebep olduğunu bulmak zordur. Peak Ledi bize bu konuda yardımcı olur. Bozulma ve
sinyalde kırpılma olduğunda bu led yanmaya başlar. Yanıp sönmesinde bir ayar yapmaya gerek olmayabilir ama sürekli yanarsa Trim ayarı yapılmalıdır.
Kanal Eşleme
Bazen mikserlerde bir kanala kompresör veya gate bağlamak gerekebilir.Bazı mikserlerde bir eşleme çıkışı olup sinyal bu kanaldan çıkıp bir sinyal işleme cihazına gider ve miksere geri döner. Bu iki farklı
jakla olabileceği gibi bir tane ¼ “ jakla da bağlantı yapılarak olabilir.Bir stereo jakta üç terminal bulunur gönder ( Tip veya Ring) , dönüş ve her ikisi için ortak olan toprak ( Sleeve) . Bir stereo
fiş bağlandığında sinyal Ring üzerinden gidip Tip üzerinden geri döner.
Kanal Eşitleme ( Equalization)
Bir kanal üzerindeki ton kontrolü kaynağın ses kalitesini yükseltmek için yapılır.Ses üzerindeki kontrolün miktarı kullanılan ton devrelerinin tipine ve miktarına bağlıdır.
Frekansların ton kontrol bölgelerinden etkilenme bölgeleri değişiktir. Shelving EQ da frekans belli bir bölgede yükselir veya düşer bir süre düz gider daha sonra başka bir frekansta tekrar yükselir veya düşer .
Yükselme ve kesme dB ile ölçülür. 3 dB lik yükselmenin olduğu nokta ana hareket noktasıdır. Mesela mikserin Low EQ sunun ana noktası 500 Hz dedir ama maksimum yükselme ( veya kesme) +/- 12 dB de 80 Hz de meydana gelir.
Bunun anlamı belirgin değişme 500 Hz de başlar, 80 Hz de bu sabit hale gelir. ( shelving)
Peaking EQ ların belli bir band aralığı vardır.Belli bir merkez frekansı etrafında yükseltme ve kesme yaparlar. Bu tip EQ orta düzey frekanslarda kullanılır.
Parametrik EQ ların Sweep kontrolü ile merkez frekansını seçme özellikleri vardır.Ayrıca Q denen band genişliğini seçme özellikleri de bulunur.
Eşitleme ( Equalization) çok dikkatli kullanılmalıdır.Aşırı ton kontrolü gürültüye neden olur.Çok fazla kuvvetlendirme pre-AMp katmanına fazla sinyal gönderir buda sinyalde kırpmaya sebep olur , Trim ayarı ile oynamak gerekir.
Kanal Sesi
Bir kanaldaki bütün sinyal seviyesi kanal volüm düğmesi ile kontrol edilir.Bu kontrol kanalları dengelemek ve miks etmek için kullanılır.Bir çok mikserde bu fader şeklindedir.
Bus
Bus ,elektriksel bir kanaldır.Mikserde bus bütün kanalları bir çıkışta toplar.
Monitör Bus
Bu bus mikserdeki herhangi bir sinyali veya bütün sinyalleri sahnedeki monitöre yollar.
Sub Bus
Mikserin stereo yapısında PAN ayarı ile kontrol edilen Sub1 ( Sol) , Sub 2 ( sağ) adında iki kontrol bulunur. Seçime bağlı olarak herhangi birine veya ikisine birlikte sinyal gönderilebilir.
Sum Bus
Stereo mikserde sağ ve sol busların birleştiği bus dır. Monaural modda bu bus mikserin bütün sinyal seviyesini kontrol eder.
Reverb/ Efekt Bus
Bu bus eşitlemeden ( equalizer) ve faderdan sonra sinyali alır , Reverb cihazına yollar. Reverb cihazından sonra sinyal ana busa katılıp orijinal sinyal ile miks edilir.
Çıkışlar
Girişler gibi çıkışlarda düşük emepdanslı ¼ “ jakları ve XLR konnektörleri kullanırlar. Tipik olarak ¼ “ jak dengesiz iken XLR dengelidir. Kendi güç kayanğı olan mikserler ¼” jakları speakera
bağlamada kullanırlar Bu çıkışlara sadece korumasız kablo ile speakerlar bağlanmalıdır.
Master Equalization ( Ana Eşitleme)
Bazı mikserlerde bulunan bir bölümdür. Kanal eşitlemesi gibi çalışıp ana miskteki sinyalin tonu ile oynamaya izin verirler. Farkları ise daha dar frekans aralıklarına ayrılmışlardır ve buda sinyalin tonu üzerinde
daha çok kontrole olanak sağlarlar. Bir sinyalin değilde toplam miks edilmiş sinyalin tonu üzerinde kontrol sağlarlar.
Grafik ekolayzırlar ana eşitlemede çoklukla kullanılır. Grafik EQ lar değişk frekans aralıklarını kapsayan peakin EQ lardan oluşur.Her peak de band genişliğive frekans arlığı aynıdır. Grafik ekolayzır denmesinin
sebebi kullanıcı frekanstaki zayıflatmayı grafik olarak görebilmesidir.
Genel miski etkilediğinden dolayı, ayar yapılırken tek bir kaynak dinlenmemelidir.Bütün kanallar açılarak ayar yapılmalıdır.
Master EQ Metodları
1. Kulak ile, En ucuz yöntemdir ama birtakım kısıtlamaları vardır. Çünkü sesin kalitesi özneldir ve dinledikçe değişir. Tam doğru bir ayar yoktur.
2. Feedback ile Ayarlama, Bu omni-directional bir mikronu kullarak yapabilriz. Şöyleki kanal eşitlemesi yapılmamış bir kanala mikrofon bağlanır. Kazanç ve volüm açılır. Grafik EQ düz ( flat) yapılır. Sistemin
Kazanç ve volüm genel seviyesi açılırken belli bir frekans ötmeye başlar. Hangi frekansta ötme olduğu bulunur ve bu EQ düğmesinde ayar yapılır. Bütün bu ayarlar tek tek bütün EQ seviyeleri için yapılır.
3. Gerçek Zamanlı analiz, Gerçek zamanlı analizde pembe gürültü kullanarak ortama sinyal verilir ve ölçümler bir grafiğe çizilir. Pembe gürültüde her oktavda eşit seviyede enerji bulunur. Şöyleki 200- 400 Hz deki
sinyalin enerjisi ile 3000-6000 Hz deki sinyalin enerjisi eşittir. Frekans cevabında bütün çukurlar ve tepeler yok edilene kadar analiz devma eder. Gerçek zamanlı analizde sonuçta bütün frekanslarda eşit güce sahip
ses üretilir.
Birim Kazanç
Kanal , master eşiletmeye ek olarak sinyal seviyesini belli ölçülerde tutmanın diğer bir yöntemi ise birim kazançtır. Bir mikserde sinyalin kuvvetlendirildiği bir çok katman vardır, girişte, kanalda, bütün kanalların
gruplanıp toplandığı ana kısımda. Bütün bu katmanlarda sinyal yeteri kadar kuvvetlendirilerek yeterli SNR değeri elde edilmelidir.
Çoğu mikserin girişinde pad, zayıflatıcı ( attenuator) , kazanç ( gain) , trim denen düğmelr bulunur.Bu ayarlaral pre-amp e gidecek sinyalin seviyesi ayarlanır.
Ayrıca mikserlerde LED bulunur. Buradan sinyal seviyesi hakkında bilgi ediniriz.LEd sürekli yanarsa girişte çok sinyal var demektir. Çok fazla ekolayzır ayarı ile oynamakta LED in sürekli yanmasına sebep olabilir.
Eğer bu olursa trim kontrolü sıfırlanmalıdır veya ekolayzır ayarı düşmelidir. Veya tam tersi ekolayzır çok düşerse , trim ayarıyla daha fazla kazanç verilerek sinyal seviyesi yükseltilir.
Eğer kendinden güç kaynaklı mikser kullanılıyorsa , mikserin kendi güç anfisine giden sinyal seviyesini kontrol eden bir düğme vardır.Bu sinyalin seviyesi bir LED veya VU metre ile görülebilir.
Eğer güç kaynağı olmayan mikser kullanılırsa , isnyal seviyesi harici anfiye göre ayarlanmalıdır.Eğer anfide giriş seviyesi kontrolü varsa tamamen kapanmalıdır.Sonra mikserden istenen sinyal seviyesi verilip daha
sonra anfideki kontrol düğmesi sinyal tam güce erişince açılmalıdır. Bu güç seviyesi LED, VU metre ile gözlenebilir.
Eğer anfide güç çıkışını gösteren LED yoksa voltmetre kullanarak hesap yapılmalıdır. Yoksa bağlanan speakera kaldırabileceği güçten fazla güç verebilirsiniz. Bu hesap şu şekilde yapılır.
İlk önce speakera verilmek istenen güç ve toplam speaker empedansı hesaplanır.Aşağıdaki formulle gerekli voltaj hesaplanır
E= karekök ( Rms güç X Toplam Direnç)
Bu değer hesaplandıktan sonra , Anfinin çıkış terminallerine voltmetre bağlanır ve gerilim ölçülür. Eğer ölçüm hesaplanan değerden fazla ise speakerlar bağlanmamalıdır.
Monitör Sistemleri
Monitör sistemlerinde amaç sahne muzisyenlerinin kendilerini duyarak daha iyi performans vermelerini sağlamaktır.
Monitör sistemlerindeki problemler ve çözümleri;
Monitör sistemlerinde feedback e sebep olan en önemli sebep mikrofon yerleşimidir. Her mikrofonun polar cevabı denen bir çalışma paterni vardır. Şöyleki omni-directional mikrofon her yönden sinyal alır. Cardoid
mikrofonun kalp şeklinde sinyal alma paterni vardır. Kardoid mikrofondan uzaklaştıkça sinyalleri almayacaktır. Super cordoid mikrofonun en az 150 dereceden sinyal alır. Hiper kardoid ve regular cardoid mikrofonların
değişik çalışma açıları vardır.
Bu yüzdendir ki bazı müzisyenler tam karşılarına monitör isterken bazıları bir veya iki tane monitörü arkalarına isterler.
Monitör sistemlerinde feedbacki önlemek için benzer özellikli mikrofonları kullanmak gerekir.
Feedback
Feedback bir mikrofon çok yüksesk seste açıldığında veya bir speaker önüne yerleştirildiğinde meydana gelen sinir bozucu bir sestir. Feedback olayında belli frekanslar rezonansa girer ve sonsuz olarak döngü şeklinde üretilirler.
Feedback belli frekanslarda gerçekleştiği için akustik veya elektronik olarak engellenebilirler. Feedbacki engellemenin en yaygın yöntemi grafik EQ kullanmaktır.Bu elektronik bir çözümdür ve daha pahalı bir çözümdür.
Diğer bir yöntem ise akustik çözümdür. Feedback yansıyan ses dalgaların tekrardan sisteme girmesiyle oluşur eğer bu engellenirse feedback sorunalrı azaltılır. Bunu yapmanı yöntemleri şunlardır.
1. Mikrrofona daha yakından konuşmalı veya bir enstrumanın en çok ses yollanan kısmına mikrofon yerleştirilmelidir.
2. Mikrofonlar Speakerlardan uzak tutulmalıdır.
3. Yönlü mikrofonlar kullanılmalıdır.
4. Benzer yapıdaki mikrofonlar kullanılmalı.
5. Kullanılabilecek en az sayıd mikrofon kullanmalı.
6. Direct boxes kullanılmalı. Direct box bir tür çevirici olup bir anfiden gelen orta düzey
sinyali direk olarak miksere gitmesine izin verir.Bu cihaz dengesiz yüksek empedansı
dengeli düşük empedansa çevirir.
7. Speakerlar mikrofonun arkasına yerleştirmeli.
8. Düz frekans cevabına ship mikrofonlar kullanmalı
9. Çalma alanına sesi absorbe eden materyaller yerleştirmeli.
Topraklama
Topraklama ses ekipmanları için çok önemlidir çünkü topraklamayla kaçak akımlar ve dış gürültü engellenir. Cihazın çalışması için Ac akım gereklidir ve bu iki iletken gerketirir. Sıcak ve nötr. İki iletkenli sistemde kısa
devre durumunda büyük sorunlar ortaya çıkar sıcak uç kasaya deyebilir .Bu yüzden cihazda kasasına bağlanmış üçüncü bir iletken kullanmalıdır. Herhangi bir hata durumunda sıcak uç direk üçüncü iletken üzerinden toprağa bağlanmış olur.
Ayrıca ses sistemlerinde ışıkalndrıma gürültüye sebep olabilir. Bu dimmerlerden kaynaklanır. Bunu engellemek için ışıklar ayrı bir AC faz üzerinden çalıştırılmalıdır.
Ses sistemlerinde gürültüyü engellemenin yolları;
1- Kablolar kısa tutulmalı
2- Aynı tip kablolar beraberce kullanılmalı
3- Faklı tip kablolar biribirnden uzak tutulmalı. Güç kablolarının mikrofon kablosundan uzak tutulması gibi.
4- Sisteme uygun kablo kullanılmalı. Korumalı kablo bir speakerın sinyal seviyesini düşürebilir.Düşük ve orta seviyeli sinyaller için her zaman korumalı kablo kullanmalı, korumasız kablo yüksek seviye sinyallerle kullanılmalı.
Unutulmamalıdır ki bir ses sisteminde gürültünün baş nedeni kablodan kaynaklanan sorundur.
5- Sinyal seviyelerinin eşleştiğinden emin olunmalıdır. Kullanılan cihazın giriş ve çıkış kapasiteleri iyi bilinmelidir. Yoksa bir sistemin çıkış seviyesi diğer sistemin girişi için çok düşük olup gürültüye sebep olabilir.
|